yolculuk nereye hemşerim

(bkz:gülse birsel) tarafından yazılmış 192 sayfalık bu kitap eğlence-mizah türlerine sahiptir.ayrıca kitap 9789753317788 ısbn numarasına sahiptir.

dizi başlığı

peter pan ölmeli

(bkz:john verdon) tarafından yazılmış 528 sayfalık bu kitap roman, edebiyat türlerine sahiptir.orjinal adı peter pan must die olan bu kitap (bkz:enver günsel) tarafından çevrilmiştir.ayrıca kitap 9786054629640 ısbn numarasına sahiptir.

lacivert

ya da lacivert, böyle bir renk mi? böylesine soğuk ama soğuğunda kaybolmayı arzulatan?

aldous huxley

surrey-ingiltere doğumlu, ingiliz yazar. (bkz:cesur yeni dünya)

utopia

iki sezon toplam on iki bölümden oluşuyor. türü dram, bilimkurgu olarak geçiyor. konusuna gelecek olursak. utopia, the utopia experiments (utopia deneyimleri) adlı çizgi romanın fanları olan becky, ıan, wilson, grant ve bejan bir internet sitesinde bilgi paylaşımında bulunurlar. bejan’ın diğer scriptin elinde olduğunu ve internet üzerinden tanıdığı arkadaşlarıyla tanışıp bunu paylaşmak istemesi üzerine olaylar karışır. bir araya gelen bu arkadaş topluluğunu gizemli olaylar beklemektedir. bir kaç gün içinde hiçbir şeyleri kalmaz üstelik aranan suçlular olarak kaçmak zorunda kalırlar. çizgi romanın detaylarına indikçe bir proje çıkar karşılarına adı janus olan bu proje dünyayı iki görüş etrafında bölmüştür. birinci grup janus projesini kabul eden ve uygulanmasını isteyen kesimdir. ıkinci grup ise bu projenin bir canilik olduğunu, düşüncesinin bile çok kötü olduğunu ön gören kesimdir. ama siz diziyi izleyince anlayacaksınız. yeri geliyor ikinci görüşü yeri geliyor birinci görüşü destekler hale geliyorsunuz. dizide en çok mavi,sarı,yeşil,kırmızı gibi renklerin vurgulandığını gördüm. dizideki şizofrenik havaya da bakarak. van gogh ile ilgili bir alaka kurdum. kullanılan renkler tıpkı van goghun tablolarındaki renkler kadar canlı. van gogh un şizofreniden öldüğünü biliyorsunuzdur. bu renkler bu sebeple van goghun şizofrenik renkleri diye anılır. ya da şu olabilir olayların çizgi roman üzerinden yürüdüğünü hissettirmek için bu kadar canlı kullanılmıştır renkler. aslında dizinin bir çok bölümünde kendime şu soruyu sordum. kötülük nedir? kötü olan kime göre neye göre kötüdür? mesela arby bir katil ama ben ona sempati duyorum şuan. yani birazda şunun gibi nasıl raskolnikov bir katil ama yazar bize öyle bir işliyor ki karakteri sempati duyuyoruz ona, bu da onun gibi birşey. spoiler vermek istemiyorum sizde izleyin ve keyif alın istiyorum. dizi sadece konu olarak güzel değil. renklerin kullanımı, çekim teknikleri, oyunculuklar herşeyiyle şahane bir dizi. çekim tekniğinden konuşacak olursam. mesela öyle bir çekiyorlar ki adama kamyon çarpacak ölecek bu kadar basit. ama arka plandaki renkler olsun, ortamın vurgulanışı olsun, karakterin duruşu falan derken adam ölüyor ve siz adam ne güzel öldü be diyecek seviyeye geliyorsunuz. hele o müzikleri yok mu. hipnotize ediyor insanı resmen. mesela bir aksiyon sahnesinde siz o aksiyon sahnesini izlemeyip arkada çalan müziğe kendinizi kaptırabiliyorsunuz. yani anlayacağınız bu dizi beyin mıncıklar, beyin övdürür, beyin öptürür.

rezervuar köpekleri 1992

orijinal adıyla reservoir dogs amerikalı yönetmen quentin tarantino'nun ilk filmi. tarantino'nun senaryosunuda kendisinin yazdığı film, sinemaya alışılmadık bir tarz getirdi

büyük sözcük fabrikası

kiraz, toz, sandalye....siz bu uc sozcukle ne yapardiniz? peki yalnizca bir sozcuk satin alma sansiniz olsaydi, bu ne olurdu??
aylak kitap hep var ol.

harry potter ve felsefe taşı

harry potter serisinin ilk kitabıdır.

küçük prens

”senin gezegenindeki insanlar tek bir bahçeye beş bin gül dikiyorlar ama yinede aradıklarını bulamıyorlar” dedi.

evet bulamıyorlar, diye cevapladım onu. “halbuki aradıkları tek bir gülde veya bir yudum suda olabilir…” haklısın, dedim. …

bunun üzerine küçük prens şöyle dedi; ”ama gözler gerçeği göremez ki, yüreğiyle aramalı insan.”

defalarca okudum, birilerine hediye etmişliğim de var. şuracığa dokunmuştur kısacası.

bir de sinema filmi var ben çok sevdim.

gelgelelim, defterlerden kupalara, yüzüklerden kolyelere, duvarlardan tuvalet kağıtlarına kadar heryerde bir "küçük prens fetişizmi" oluşturuldu ki insanda pop artlı che tişörtü duygusu uyandırıyor ya da salzburgta anahtarlıktan çikolataya herşeyin mozart desenli bir ambalaja girdiğini görünce oluşan duygunun aynısını besliyorum.

çiçek senfonisi

sana gitme edemeyeceğim
üşüyorsun ceketimi al
günün en güzel saatleri bunlar
yanımda kal.
sana gitme edemeyeceğim
gene de sen bilirsin
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
incinirsin.
sana gitme edemeyeceğim
ama gitme lavinia
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.

selman kayabaşı

zonguldak’ın devrek ilçesi’nde dünyaya gelen yazar, boğaziçi üniversitesi tarih bölümü mezunudur. tarih ve siyaset konulu kitapları askeri kurumlar ile polis akademelerinde tavsiye edilmiştir. pana film tarafından hazırlanan kurtlar vadisi pusu dizisinin konsept danışmanlığını yapmıştır. kitaplarının birçok bölümünü kudüs, rodos, saraybosna, isfahan, konya, horasan, kırım gibi roman kahramanlarının yaşadığı şehirlerde yazmıştır. roman ve senaryo çalışmalarına devam etmektedir

incir reçeli

baş rollerini (bkz: halil sezai) ve (bkz:melike güner) in paylaştığı 2011 yapımı türk dram filmi. en odun kişiyi bile salya sümük ağlatmıştır.

külkedisi

orijinalinde sindirella'nın üvey kız kardeşleri ayakkabının ayağına olması işin parmaklarını keser

the 100

kıyamet sonrası dram türündeki televizyon dizisidir. dizi, kass morgan'ın aynı isimdeki kitabının uyarlamasıdır ve jason rothenberg tarafından geliştirilmiştir. galası 19 mart 2014 tarihinde gerçekleşti.

logan

ılk defa bir süper kahraman filmi dram ile yüklemişler. (bkz:hugh jackman)abimizi son kez wolverine olarak görüşümüz kendisini çılgın karakter deadpool ile görmeyi çok istemişimdir.

bir delinin hatıra defteri

absürt gözüktüğü kadar ilgili dönemin sosyal yapısı ve devletini eleştiren güzel bir eser. bana göre en etkileyici eser palto hikayesiydi.

ihanet çarkları

(bkz:büşra toraman) tarafından yazılan 480 sayfa polisiye romanıdır. amazon efsanesi üçlemesinin 2.kitabıdır.

notre-dame'ın kamburu

victor hugo'nun 1831 yılında yayınlanan ve fransa’da krallık döneminin karanlık günlerinden kesitler sunan romanıdır. romanın tamamlanması yaklaşık 6 ay sürmüştür.

mete yarar

emekli türk subayı, güvenlik danışmanı ve yazardır. karar gazetesinde yazmaktadır. (bkz:büyük ihanet)